gazihaber.com RSS / XML
gazihaber.com
Bu haber 03 Nisan 2012, Salı 00:39:39 tarihinde eklendi. 12785 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Siyahkaya Destanı

Sitemiz köşe yazarlarından usta kalem Gazimiz Sn. Savaş YÜCEL'inbu haftaki Siyahkaya Destanı isimli kahramanlık hikayesini sizler için paylaşıyoruz.
Siyahkaya Destanı

 

30 Aralık 1996 günü, saatler 08.00’i gösteriyordu. Yer Cudi Dağının uzanımında, Irak sınırında, tüm heybetiyle, teröristlere geçit vermeyen yaklaşık 70 kişilik Siyahkaya Bölük merkeziydi. Mehmetçik; yeni bir güne, yeni bir heyecan ve teröristlere geçit vermemenin gururunu yaşayarak başlıyordu.

 

 

1996'yı 1997'ye bağlayan yılbaşı gecesi saatler 24.00 ü gösterirken, Türk milleti yeni yılını huzur içinde kutluyordu. O esnada kahraman Mehmetçik her zaman olduğu gibi yeni yıla, mevzide “Vatan Namustur” bilinci ile giriyordu.

Fakat düşman uyumuyordu. Yine, hain emellerini gerçekleştirmek için kendine en büyük engel olarak gördüğü Siyahkaya'nın etrafını çevirdi. 750  - 800 kadar terörist Siyahkaya Karakolu’nu pervasızca tacize başlamıştı. Bu seferki taciz diğerlerine benzemiyordu. Gözü dönmüş hainler, dört bir yandan ağır silahlar, roketler ve uzun menzilli silahlarla saldırıyordu. Bölücülerin Siyahkaya’yı amansızca kurşun yağmuruna tutan silahları, gecenin karanlığını yırtıp geçiyor, ardı ardına patlayan roket ve havanların sesi dağlarda yankılanıyordu.

 

Teröristler top yekûn olarak saldırdıkları Siyahkaya’da; karşılarında yüreği vatan ve bayrak sevgisiyle dolu, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş, göğsünü siper ederek tüm saldırılara kahramanca karşı koyan bir Mehmetçik bulmuştu. Bu hainlere anlayacağı dilden cevap vermek gerekiyordu. Bölük merkezine ardı ardına havan, roket ve Katyuşa füzesi düşüyordu.

 

 

 

Bir hafta boyunca tüm tabur havan mermisi yedi. Telsizlerden sürekli mühimmat ikmali yapılması ve şehitlerin alınması isteniyordu. Fakat böylesine büyük bir saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin her türlü tedbiri almış olacağını ve karakola uzunca bir süre yardım gelmeyeceğini biliyorduk. Bu arada karakolu canı pahasına koruyan Mehmetçik, değil karakolun sınırları dışına çıkmak, mevzii değiştirecek fırsatı bile bulamıyordu. Zaman ilerledikçe karakolumuza düşen mermi sayısında azalma olmadığı gibi, aksine sürekli destek alan teröristler var gücüyle saldırıyor, karakolu ortadan kaldırmak hayaliyle atış baskısını daha da artırıyordu.

Yardım talebimize cevap olarak, Silopi’den kalkan bir helikopter, Özel Kuvvetlerden bir tim alarak Siyahkaya’nın gerisine indirme yapmak için havalandı. Ancak bunu hesap eden teröristler geri bölgelerde hâkim tepelere doçka yerleştirmişlerdi. İnmek üzere alçalan helikopter yakıt depolarından vuruldu. Helikopter hızla alçalarak tabiri caizse tüm timi attı. Sırt çantalarını dahi alamayan tim elde sadece silahlarıyla kalakalmıştı. Tim teçhizatlarından mahrum kaldığı ve ağır zayiat verebileceği endişesiyle sızma yaparak Silopi ye geri döndü.

 

Tugay Komutanı ısrarla bir şey yapılmasını söylese de direkt emir veremiyor, yanlardaki Görümlü ve Kapılı Taburlarının yardıma gitmeleri konusunda görüş alıyordu. Taburlardan birinin yardım kolu yolda pusuya düştü ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Diğer taburdan çıkan tim ulaştı, ama yapılacak bir şey yoktu. Seyyar haldeki pkknın havancıları ısrarla tabura mermi yağdırmaya devam ediyorlardı.

 

Karakoldan bakıldığında Silopi'deki tugayı görebiliyorduk aslında ama tugaydan karayoluyla yardımın gelmesi 2 günü bulmuştu. Bu hain baskının yapılmasının ardından, gereken desteğin bir türlü sağlanamaması kanına dokunan Silopi Tank Taburundan bir piyade yüzbaşı, bir ZPT’nin (Zırhlı Personel Taşıyıcı) şoför mahalline geçti, takım komutanı teğmen de uçaksavarın başına. Ağzına kadar mühimmatla doldurdukları ZPT ile tarana tarana inatla Siyahkaya’ya girdiler. Yardımın gelmesini dört gözle bekleyen karakola bütün mühimmatı indirerek, boşalan ZPT’nin içine şehitlerimizi doldurup, gittikleri gibi Silopi’ye geri döndüler. İlk yardım için ulaşan, moralleri yükselten onlardır. Bu olayın akabinde düğüm çözüldü ve her taraftan yardım yağmaya başladı. Yine bu tank taburunun Komutanı, tek başına, tankıyla Siyahkaya’ya yardıma giderken mayına basan tek tabur komutanıdır.

İşte bu koşullarda, Siyahkaya’ya takviye maksadıyla birlikler sevk ediliyordu. Siyahkaya yolunun can damarı olan Hamam Boğazı, bizim için çok önemliydi. Bunu bilen hainler, Hamam Boğazı’na tank mayınları döşemiş, çeşitli yerlere pusu kurmuşlardı. Buna rağmen kahraman Mehmetçik, yoluna devam etmekte kararlıydı. Siyahkaya’daki arkadaşlarına yetişmek zorundaydı. İntikal devam ederken, dört noktadan Mehmetçik’in üzerine mermiler yağmaya başladı.

 

Hain pusuda, bir Geçici Köy Korucusu (GKK) göğsünden yaralanmıştı. Gece saat 00.30’u gösterirken, hainler yine ağır silahlarla atışa başladı. Çalışkan, Görümlü ve Siyahkaya’daki topçu ve havanlar ile hainlere hak ettikleri cevap veriliyordu. Telsiz dinlemelerinden teröristlerin kayıplarının olduğu, havanlarından bazılarının imha olduğu duyuluyordu.

Hain saldırının ikinci gününde, bölük merkezine bir Katyuşa roketinin düşmesi sonucu, 1 Er şehit olmuş, 3 er ise yaralanmıştı. Siyahkaya’ya takviye olarak gönderilen birliklerimiz, teröristler ile çatışa çatışa yerlerine ulaşmışlardı. Hemen, eksilen cephaneler tamamlandı. Çeşitli bölgelerden sızma girişiminde bulunan hainler karşılarında hiç ummadıkları bir direniş buluyorlar, atılan havan ve top mermileri, kafalarına düştükçe adeta çıldırıyor, ne yapacaklarını bilemiyorlardı.

Kahraman helikopter pilotları, merkezden aldıkları koordinatlara mermi yağdırıyor, hainlere bulundukları yerleri dar ediyorlardı. Bölücü terör Örgütünün havanları, uçaksavarları birer birer imha edildi. Mehmetçik, tek bir yürek, tek bir yumruk olarak cansiperane, uykusuz ve yorgun bir halde mevzisini savunuyor ve burada bir destan yazıyordu. Bulunduğu mevzi onun yatağı, evi her şeyi idi. Orada uyuyor, yemeğini yiyor ve göğsünü siper ediyordu. Ne de olsa o bir Türk çocuğu idi. Gerekirse orada ölür, ancak mevzisini terk etmezdi.

Nitekim mevzilerin birinde onbaşı Yüksel M-G3 makineli tüfeği ile teröristlere aman vermiyordu. Silahı birden tutukluluk yaptı, tutukluğun sesini duyan terörist ayağa kalkmış, hain Kaleşnikof tüfeğini Yüksel’e doğrultmuştu, tamda nişan alıp ateş edeceği sırada Yüksel ayağa kalkıp M-G3’ün dipçiği ile bir vuruşta teröristi yere indirdi. O sırada komutanının bulunduğu yan mevziiye düşen el bombasına gözü ilişti. M-G3’ü yere fırlatıp Komutanının bulunduğu mevziiye geçerek üzerine kapandı, Yüksel kendi yaralanması pahasına komutanını el bombasının parçalarından korumuştu.

Üçüncü gün; hainlerin bulunduğu yerleri bombalayan uçak ve helikopterlere çeşitli noktalardan ateş açılıyordu. Bu arada tugay merkezinden Siyahkaya’da bulunan bölük komutanı ve diğer personele telsizle taktikler veriliyor ve yönlendiriliyordu.

Tugay komutanı da Hamam boğazına gelmiş, yanında bulunan askerlerle beraber Siyahkaya’ya ulaşmaya çalışıyordu. Onlarla beraber olmanın heyecanını yaşıyor ve Tugay Komutanı olarak bir kahramanlık örneği veriyordu. Bu arada hainlerin en büyük korkusu olan tanklarımız, Siyahkaya’ya doğru ilerlerken teröristlere öldürücü darbeyi vuruyor, büyük zayiatlar verdiriyordu.

Diğer yanda yardıma gelen Silopi Jandarma Komando Bölüğünün bir subayı; hemen yanında mayına basan yaşlı bir Köy Korucusuna ilk yardım yapıyordu. Subay yaşlı korucunun elini öptü. Korucu bütün acısına rağmen elini öpen subayın elini tutarak gülümsedi, onun elini öperek, aynı şekilde karşılık verdi. Helikopter ateş çemberi içindeki yaralıları almaya gelmişti. Doktor ve sıhhiye eri kurşun yağmuru altında yaralıyı helikoptere taşıdılar. Kahraman pilot korkusuzca Siyahkaya’dan uzaklaştı. Bu arada zorlu bir yolculuktan sonra Siyahkaya’ya ulaşan Tugay Komutanı ve Tümen Komutanı da Siyahkaya kahramanlarının gücüne güç katıyordu.

 

Siyahkaya baskınında toplam 591 havan mermisi, 48 Katyuşa füzesi, 52 roketatar mermisi, 12.000 adet dokça mermisi, 7.000 adet BKC mermisi, kanas ve Kaleşnikof Piyade Tüfeği mermisi kullanan teröristler amaçlarına ulaşamadan geldikleri gibi inlerine kaçmıştı. Bu hain saldırıda Siyahkaya Karakolu, sadece iki şehit vermişti. Sonuçta PKK hain emellerine ulaşamamış, geride tam 64 leşini bırakmıştı.  Çok sayıda Gazi vermesine rağmen Siyahkaya kahramanları gelen yardımla beraber PKK'yı püskürttü.

İki tugaya yakın kahraman askerimiz komutanlarıyla omuz omuza, kaçan teröristlerin peşine takılarak, Irak içlerine girip saldıran grubu izlemişti. Askerimiz sıcak takiple karadan ve “uçar birlik” harekâtıyla havadan PKK'lıların kaçış yollarını kapatarak hemen bölgeyi kuşatarak, 10 günü bulan kısa bir sürede kaçan teröristlerden 500 kadarını etkisiz hale getirmişti.

 

Bu olayı her şeyi ile yaşayan Tugay personelinden Başçavuş Ali’nin yazmış olduğu şiir, Mehmetçiğin tüm kahramanlığını gözler önüne sermektedir.

 

SİYAHKAYA

Yine kahpe saldırılardan biriydi, yine haince

Yıkıp geçeriz, alırız sandılar kendilerince

Korktular, titrediler, ne yapacaklarını şaşırdılar

Karşılarına tüm heybeti ile Mehmedim dikilince.

 

Siyahkaya Siyahkaya olalı böyle bir şey görmedi,

Mermi yağdı, roket yağdı, bomba yağdı, gök gürledi,

Yer yerinden oynadı, kurşun yedi, ah demedi Mehmedim,

Göğüsler siper oldu, yürekler çelik, başlar eğilmedi.

 

Kollar koptu, bacaklar koptu, şehit olduk,

Hüseyin’i, Serkan’ı, şahadet makamına koyduk,

Yurdaer yiğitti, Çağlayan gözü pek, Ercan korkusuz,

Biz hepimiz birer Mustafa Kemal olduk.

 

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

Vatan bölünmez, sonsuza dek böyle kalacak,

Gözün arkada kalmasın Mehmedim, Şehidim,

Siyahkaya geçilmez oldu, Çanakkale olacak.

 

Bayrak dalgalanıyor, eller tetikte, gözler hedefte,

Vatan sevgisi eksilir mi hiç, böyle bir yürekte,

Sen ne kadar hain olursan ol şerefsiz,

Mehmedim elbet senin hakkından da gelecek.

 

Ermenilere uşak olma kandırılmış köpek,

Bu millet çok şehitler verdi, yine verecek,

Sen ne kadar hain olursan ol şerefsiz,

Mehmedim elbet senin hakkından da gelecek.

 

Senden bir parça bile koparamazlar Siyahkaya,

Biz buradayız, yüreği olan varsa gelsin almaya,

Yirmi Üçüncü Tugay can verir, toprak vermez,

Analar ne yiğitler doğuruyor bir bak Anadolu’ya.         

 

Gazi Savaş YÜCEL


UYARI : "Sitemizde yayınlanan ve kaynağı sitemize ait olan haberler, kaynak belirtmek ve bağlantı eklemek koşuluyla başka sitelerde yayınlanabilir. Kaynak belirtmeyen ve bağlantı eklemeyen yayıncılar hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı saygıyla duyururuz."
Yazdır Paylaş

YORUM YAZMA KURALLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ


hazım - umursayan kim - Tarih: 2012-04-03 - Editöre Şikayet Et - Bu Üyeye Mesaj Gönder
başbakan yada maliye bakanı yada diyer bakanlar ogünlere dönüp bakıyorlarmı akp nin hefi belli kimne yapmış umurunda deyil amacları bizileri bahane edip bakaları nı memnun etmektir şimdi soruyorum bu kadar çatışmalara düşen kahraman mehmetçiklere hırant ı uğuru mumcuyu yanınızda gördünüzmü bir söz var derki türkün türkten başka dostu yoktur bizimde bizden başka dosyumuz yoktur asker +polis+gkk sygılarımla

24 kişi beğendi 4 kişi beğenmedi

Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!

Resmi Gazete
ANKET
Şehit Yakını, Tüm Gaziler ve Vazife Malulleri Adına Çalışmakta Olan Sivil Toplum Örgütlerinin (Dernek, Vakıf vb.) Aktif Olarak Sorunları Dile Getirebildiklerine İnanıyor musunuz?
Hayır - 3755
Evet - 394
Kararsızım - 123
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu
Dilekçe Örnekleri
Sayfa Yüklenme Süresi : 0.1002 Saniye
İslahiye Gaziantep Haber
Sözleşmeli Haber © Copyright 2010 Gazi SOFT Her hakkı saklıdır.