PeÅŸ peÅŸe çok üzüntülü günler yaÅŸamaktayız. Ardı arkası kesilmeyen ÅŸehit ve gazi haberlerinin sonu gelmeden, doÄŸal bir afette 100’lerce insanımızı kaybettik ve binlerce insanımız doÄŸal bir afet olan deprem de yaralandı.
Öncelikle milletimizin başı saÄŸ olsun, Allahtan ölenlere rahmet, ailelerine sabır ve yaralılara ÅŸifa dilemekten ve elimizden geldiÄŸince paylaşıp yardımlaÅŸmaktan baÅŸka bir ÅŸey gelmez. Geri kalan politikaları devlet, valilikler, belediyeler, müteahhitler ve“ucuz etin yahnisinin yavan olmayacağını” hesaplayamayıp malzemeden çalanlar ya da sonucundan kaçınanlar düÅŸünsün.
Deprem, sel vb olaylar Allahtan gelen olgulardır. Ama insanların da tedbirlerini alması, saÄŸlam yapılar yapması ve doÄŸanın düzenini akışını bozmadan her ÅŸeye hazırlıklı ve tedbirli olması gerekir.
Bence bu ülkenin en büyük sorunu önce cahillik ve sonra terördür. CahilliÄŸin önüne; okullar açarak, öÄŸretmenler yetiÅŸtirip daha güzel imkânlar saÄŸlanarak ve güvenlikle bölgeye gönderip, kız erkek demeden en az lise bitene kadar devlet zoruyla ve desteÄŸiyle okutarak bir nebze geçilebilir.
Ama gel gelelim bu terör sorunu nasıl çözülecek.
Öncelikle; iÅŸsiz insanlara iÅŸ ve aÅŸ, bölgeye saÄŸlık – eÄŸitim – yol – fabrika ve tam anlamıyla bir güvenlik yatırımı yapılmalı. Gerekirse,idam cezası veya caydırıcı cezalar artırılmalı. Her önüne gelen iktidar döneminde, bu teröristlere af çıkarılıp tekrar tekrar daÄŸlara veya ÅŸehir kadrolarına salınmamalı.
Sınır ötesine yapılan harekâtlar kısa kesilmemeli, tam sonuca gidilmeli hatta gerekirse oralarda güvenlik güçleri tampon bölgeler oluÅŸturmalıdır.
T.B.M.M, devlet ve belediyeler içindeki uzantıları kökünden kurutulmalı ve bunlara basın yayın yolu ile destek veren odaklar susturulmalı ya da onları övücü ve sürekli göz önünde bulunduran yayınlar yasaklanmalı ve kesilmeli.
Bu bölücü ÅŸerefsizlerin, uyuÅŸturucu, silah kaçakçılığı, akaryakıt kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, haraç, kurye vb iÅŸlerden gelen rantları kesilmeli ve kurutulmalıdır.
Åžehir uzantıları ve destekçileri tamamen susturulmalı ve basın yayın yoluyla göz önünde olmaları engellenmelidir.
Toplumsal olaylarda polise ve güvenlik güçlerine yapılan kaba kuvvetin karşılığı kesinlikle fazlasıyla gösterilmeli ve en ağır ÅŸekilde cezalandırılmalıdır.
Bir gazi olarak düÅŸüncem; devletin Bayrağına, CumhurbaÅŸkanına, BaÅŸbakanına, Meclisine, devlet organlarına yapılan hakaretler, en ağır ÅŸekilde cezalandırılmalı ve meclis içindeki yandaÅŸlar yasalar nezdinde susturulmalıdır.
Açılım saçılım hikâyeleriyle, AB ve ABD dayatmalarıyla terör ve destekçilerine fırsat verilmemelidir.
Devletin baÅŸ komiserine ve devletin ÅŸahsına atılan tokat, terör yandaÅŸlarınca yakılan bayraklar ve milletin ÅŸahsına yapılan hakaretler cezasız kalmamalıdır.
Bu ülkede teröristler ve destekçileri, elini kolunu sallayıp TBMM’de gezdirilmemelidir.
PKK ve destekçileri; canlı yayınlarda televizyonlarda devletin güvenlik güçlerine dayak atarken,
Biz GAZİLER Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlığı önünde, devletin vermiÅŸ olduÄŸu madalyalar ile Asker - Polis Åžehitleri ve Gazileri için basın açıklaması yapıp,
BaÅŸbakan ya da yardımcıları ile görüÅŸmek istediÄŸimizde; darp edilip, yerlerde sürüklenip, “ÅžEREFSİZ” diye hakaret edilip,
BaÅŸbakanlık korumaları ve özel tim tarafından hakarete uÄŸrayıp, dövülüyorsak bu ülkede ters giden çok ÅŸey vardır demek ki.
O zaman geçmiÅŸ olsun bir hiç uÄŸruna, bu güne kadar hakkın rahmetine kavuÅŸan ÅŸehitlere, o zaman geçmiÅŸ olsun sakatlanıp gazi kalan askerlere, polislere ve devlet görevlilerine…